arasina kopyalayiniz -->



edirne - KIZIM CANIM - Blogcu

KIZIM CANIM

Ana Sayfa Profilim Arşiv


Hakkımda

merhabalar, öncelikle zaman ayırıp bloğumu ziyaret ettiğiniz için çok teşekkür ederim... benim adım MELİS NAZ ÖZtAŞ 23.02.2007 tarihinde SELVİ ve GÖKHAN çiftinin biricik kızları olarak edirne selimiye devlet hastanesinde saat 10:40'da 3040gr,50 cm boyunda annemin çok sevdiği dr.BERNA CEYLAN YALNIZ'ın değerli katkılarıyla öncelikle annem ve babamın sonra diğer aile fertlerimin 6 yıllık bir bekleyişinden sonra dünyaya geldim... annemin dediğine göre dünyaya gözlerimi masmavi ve asık bir suratla asmışım,her


Kategorilerim



Yazılarım

Melisin Cicisi
Buyrun efendim
Misafirlerimiz Var
Annemin Arkadaşı Geldi
Canım Kızım
veeee Melis 2 yaşında
doğumgünümüze az kaldı
melisin cicileri
I Love Your Blog Ödülleri
Melis Büyüyor


Arkadaşlarım

adacim
benimkuzum
gunnurdansayfalar
chaosgirl
ertunungunlugu
runya
minikprensimmert
ozlemlehayat
bebekneva
yusufunalemi
baligim
dnaharikasi
hayatimardam
kelebekgibi
40ayak
1nisan2005
batincemalzytn
nazdonmez
yusufemrem
kaankuzucu
zeynepnisam
eneslehersey
minikmelegim07
bebekveannelik
hayatsuyum


Bağlantılarım

* akıllı bebekte melis albümü
* anneyizbiz'de melis
* melis internet cafe
* baby tv'de melis
* fotobebek'te melis
* evybaby melis
* baby tv melis klip
* çider(çocuk istiyorum derneği)
* canito
* nagice
* tatlibebek
* DNAHARİKASI
* bekirmert
* dnaharikası
* annelerin penceresinden


Ziyaretçilerim










Bannerim











Dost Siteler

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
putri Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us


Eğlence



Lilypie 3rd Birthday Ticker

BAŞPEHLİVAN RECEP KARA

Edirne'de, 647. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde Kategorilerinde Birinci Olan Pehlivanlar Belli Oldu. TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başpehlivan Recep Kara'nın Altın Kemerini Taktı.
Edirne'de, 647. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde kategorilerinde birinci olan pehlivanlar belli oldu. TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başpehlivan Recep Kara'nın altın kemerini taktı.

Sarayiçi'ndeki Er Meydanı'nda 13 kategoride yapılan güreşlerde birinci olan pehlivanlar şöyle:
Başpehlivan: Recep Kara
Başaltı: Ali Gürbüz
Büyük Orta: Ali Güngör Ekin
Küçük orta büyük boy: Musa Akbaş
Küçük orta küçük boy: Orhan Okullu
Deste büyük boy: Bayram Ali İslamoğlu
Deste orta boy: Sinan Kaya
Deste küçük boy: Mehmet Küçükkarasucu
Tozkoparan: Berat Pehlivanoğlu
Teşvik: Yusuf Can Zeybek
Minik-1: Kamil Konak
Minik-2: Osman Göçen
Minik-3: Mehmet Volkan Asan
En iyi peşrev: Sedat Çelik
En centilmen: Alpaslan Gezen
En teknik: Hamza Köseoğlu
*/
Güreşçilerin ödül ve madalyalarını Toptan'ın yanı sıra, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Necati Çetinkaya, Edirne Valisi Mustafa Büyük, Kırklareli Valisi Hüseyin Avni Coş, Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan, Belediye Başkan Vekili Namık Kemal Döleneken ve törene katılan milletvekilleri takdim etti.
Tören İstiklal Marşı eşliğinde Başpehlivan Recep Kara'nın Türk Bayrağı'na göndere çekmesiyle sona erdi.

(Anadolu Ajansı)


Tarih: 21:47, 6/7/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KIRKPINAR HAFTASI (30.06.2008-06.07.2008)

Kırkpınar efsanesi

Efsaneye göre 1346 yılında Orhan Gazi'nin Rumeli'yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar'a ait Domuzhisar'ın üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan'ın topraklarında kalan Samona'da mola verirler. 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür.

Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler.

Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılır lar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, “Kırkpınar” adını verirler.

I. Murat, Edirne’nin alınmasından sonra Edirne’de güreşçiler tekkesi kurmuş ve bundan böyle de her sene güreş yapılması bir gelenek haline gelmiştir.

Bir başka iddiaya göre ise Kırpınar Güreşleri'nin tarihçesi çok daha öncesine dayanır. M. Atıf Kahraman'ın aktardığına göre Sarı Saltuk Bizans'ın ve Bulgarların içinde bulunduğu karmaşadan yararlanarak 1261'de Edirne'yi Bulgarlardan aldı. Sarı Saltuk 40 yıl Edirne’de kaldıktan sonra Dobruca’ya gitmek zorunda kaldı ve burada vefat etti. Bunun üzerine Bizans hükümdarı Andronikos, oğlunu Edirne’ye vali yaptı. Bu iddiaya göre kendisi de bir pehlivan olan Sarı Saltuk Osmanlılardan önce Kırkpınar Güreşleri'ni ilk düzenleyen kişidir
ALINTIDIR


GÜREŞLERİN YAPILDIĞI YER

Kırkpınar, Edirne’yi Ortaköy’e bağlayan 35 kilometrelik yolun üzerinde, Simavina (Samona) ile Sarı Hızır Köyleri arasında bulunan ve Balkan Savaşından sonra Yunanistan sınırlarında kalan Nazif Ağa tarlası da denilen çimenlik bir yerin adıdır. Bu alanın bir tarafı Topçu Ali Ağa’nın tarlası, bir tarafı çayırlık, bir tarafı Tikio’lu Recep Ağanın tarlası, bir tarafı Çilingiroğlu’nun sebze bahçesi ve bir tarafı da Kırklar çeşmesidir.

Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki “Virantekke” denilen yerde düzenlenmiştir.

Güreşler, 1923 yılından itibaren Edirne’nin “Sarayiçi” denilen yöresinde yapılmaya başlanmıştır.







Tarih: 08:49, 30/6/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BOLCA NİNE YATIRI

BABAESKİ MUTLU KÖYÜN'DE BİR KUTLU KADIN :
BOLCA NİNE

 

     Önceki adı Kofalça olan Mutluköy, Babaeski-Edirne yönünde D-100 (eski E-5) yoluna 2,5 km. uzaklıktadır.

     Her yıl, Hıdrellez'in ilk haftasına denk gelen Cuma günü başlayıp; üçüncü haftasının Cuma gününe kadar süren adak ve dilek ziyaretlerine açık olan Bolca Nine'nin mezarı buradadır.

     Onu ziyaret edenler adak kurbanları keserler, et kavururlar, yemek pişirirler, pilav börek, çörek yapar, lokma dökerler. Yemekler gelen geçenlere ikram edilir. Kurban derileri ise Bolca Nine Korusu'nun bakımı için köye bırakılır.

"FAL, EFSUN VEYA TARİKAT DÜNYASİNİN DIŞINDA BİRİ"

     Rumeli ve oralara giden yol; adı bilinmeyen şehitler, kahramanlar, yiğitler ve beylerin mezarları, türbeleriyle doludur.

     Bolca Nine'de o alemin farklı bir temsilcisi, o yılların başka bir yiğidi ve yurtsever bir kadınıdır.

     0; toprakları yurt yapan, yaşadıkları yerde toplumların inanç ve düşüncelerini etkileyen, hatta Fatih'le konuşup kehanet denilebilecek sözler söylemiş, zaman içinde keramet sahibi olduguna inanılan bir ulu kişidir.

ASLEN BALIKESİRLİ'DİR

     Bolca Nine soyunun, Karesi (Balıkesir) yöresinden Rumeli'ye gönderilen Türkmenlere dayandığı ileri sürülür.

     Ailesi, bugün kabrinin bulunduğu köy topraklarına iskan edilmişlerdir.

     Kızlık adı Fatma'dır.

     Tahminen 1405 yılında doğmuştçir. Gençlik yılları Osmanlı Imparatorluğu'nun Fetret (Karışıklık) dönemine rastlar.

BİR GÜN BİR AKINCI BEYİ...

     Mihailoğulları hanedanından bir Akıncı beyi; Gazi Ahmet, Balkan ülkelerinden topanan vergiyi dönemin başkenti Edirne'ye götürürken, yolu Babaeski'nin 0 günkü adıyla Kofalça köyünden geçer.

     Kofalça'nın günümüzdeki adı Mutlu Köyüdür...

     Gazi Ahmet o köyde yaşamakta olan Fatma'ya vurulur. Bir yıldırım aşkıdır bu ve karşılıksız değildir.

     Fakat Gazi Ahmet'e Romanya'da bir görev düşmüştür ki, dönüşü olmayan bir görevdir. bu...

     Alınan duyumlar onun gazilikten şehitlik mertebesine yükseldiği yönündedir.

FATMA KIZ İNZİVAYA ÇEKİLİR

     Fatma kızın dünyası kararmış, yıkılmıştır. Henüz evlenmemişlerdir bile; ama o, kendisini kahraman bir akıncının dul kalmış manevi eşi sayar.

     Kendini bir koruya atar ve burada inzivaya çekilir.

     Bir kulübede; doğa, insan ve hayvanlara yönelmiş sonsuz sevgisi ile ne yer ne içer kimse bilememiştir; ama, "denilenlere göre ona bir götüren bin kazanır, ektiğinin diktiğinin boyu göklere uzanırmış. Bir sözü bitirirmiş cefayı, bir sözü getirirmiş sefayı. Darda olan borcunu edermiş eda, dertliler bulurmuş deva, hastalara gelirmiş şifa..."

"BOLCA BOLCA YEYİN EVLATLARIN, BOLCA BOLCA YEYİN!"

     O gün askerler yorgun, üstelik açtılar. Uzun yollardan geçmişler, yorulmuşlardır. 0 sırada bir yemek kokusu ki, hemen geldigi yere yönelirler. Bolca Nine, kulübesinde bulgur pişirmektedir. Yiğitlerin yemek tasları uzatılır Nine'ye tek tek. Bolca Nine tahtadan kepçesiyle doldurur tasları.

     "Bolca yeyin evlatlarım, bolca" deyerek...

Ama o ne? Yüzlerce tas, küçücük bir tencereden gelen bulgurlarla dolar durur...

     Ne bitmez, tükenmez bir bulgur pilavıdır bu?

     Sonunda anlarlar ki bir ulu kişidir o...

     Saçı akpak, bu nur yüzlü kadın; saf, temiz, güzel ve alçak gönüllü haliyle; sevgi, yücelik, doğruluk, iyilik sunmaktadır sanki...

     Karınları doyan yiğitler; biraz şaşkın, ama ulu, kutlu bir kadının önünde heyecan yüklüdürler.

     Onlar Fatih'in askerleridir ve Fatih İstanbul'dan Edirne yönüne, son seferi olan Arnavutluk üzerine gitmektedir.

     Kofalça (Mutlu köy) ve civarında otağı hümayun kurulmuştur.

DURUM FATİH'E ANLATILIR

     Olayı öğrenen padişah Bolca Nine'nin yaşadığı yere geldiğinde, sadelik, saflık, temizlik, güzellik ve alçak gönüllülük karşısında; manevi yüceliğin, insanlığın, sevginin, bağlılığın, büyüklüğün, doğruluğun ve güzelliğin farklı bir boyutunu yakalamıştır sanki.

     Etkilenir.

     "Dile benden ne dilersin" bile deyemez.

     Ama: "Ey muhterem kadın!.. Bundan böyle senin adın Bolca Ana olarak çağrıla! Isminle müsemna olarak yaptıkların çevreye ibret-i misal ola, hatıran ebediyete kadar yaşatıla!" deyerek bu adı sonsuzluğa armağan eder.

     Bolca Nine padişahtan herhangi bir dilekte bulunmaz, istemez; ama; Fatih yine de Nine'nin yaşadığı koruda düzenlemeler yaptırır. Su kaynağı genişletilir, derinleştirilir, kuyuya bilezik yapılır, üstü kapatılır. Evi küçük bir zaviye haline getirilir.

YEŞEREN KARGILAR

     Veda günü Fatih ve yanındakiler, hayır duası için Bolca Anaya (Nine'ye) gittiklerinde herkes atından iner ve onun etrafında çömelirler...

     Padişah tavsiyeler ister...

     Bolca Ana bunun üzerine der ki:

     "Ey benim şanı yüksek devletlim... Bu can bu tende kaldıkça başaracağın pek çok şey var.

     Gözleri kör, kulakları sağır sanma... Hakkın yolu aklın yolu birdir unutma!

     Asla bilerek yanlışa ve günaha gitme.

     Askerini boşa kırdırmayasın...

     İçte ve dışta yaptığın bütün kavga ve savaşların hiçbiri sebepsiz olmasın.

     Bunlar nasihattir, duy, kulakardı etme!"

     Fatih bu nasihatleri saygı ile dinledikten sonra tam ayrılmak üzereyken; Bolca Ana devam eder:

     "Sultanım yiğitleriniz dinlenmek için geldiklerinde, kargılarını toprağa sapladılar. Görüyorsunuz, kargılar karşınızda duruyor. Emretseniz de, bu yiğitler bu gece için kargılarını almadan ordugaha dönerler. Yarın yine fakirhaneme ugrayıp emanetlerini alırlar..."

     Bu istek aynen yerine getirilir.

     Ertesi gün veda etmek ve hayır duası almak için Bolca Nine'ye geldiklerinde bir de ne görsünler? Bıraktıkları kargılar birer yeşil fidana dönüşmüştür.

     Bu efsanede verilmek istenen toplumsal mesajınsa barış içinde yaşamak özlemi veya beklentisi olduğu düşünülebilir.


Tarih: 15:09, 6/5/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KAKAVA ŞENLİKLERİ SÜRÜYOR

Edirne'de Başlayan Kakava Şenlikleri, Birbirinden Renkli Görüntülerle Devam Ediyor. 5 ile 6 Mayıs Tarihleri Arasında Kutlanan Şenlikler Gün Boyu Devam Etti.Önceki gün ateşin yakılması, etli pilavın dağıtılmasıyla başlayan etkinlikler, halkoyunları ekiplerinin gösterileri ile sürdü. Roman vatandaşların geniş katılımı ile gerçekleşen Kakava Şenlikleri nedeniyle başka şehirlerden çok sayıda insan Edirne'ye geldi.

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nin yapıldığı Sarayiçi'nde başlayan şenlikler Romanların yoğun yaşadığı Menzil Ağır Mahallesi'nde gece devam etti. Sabahın erken saatlerine kadar evlerinin önünde ateş yakarak eğlenen Romanlar, güneşin doğması ile birlikte Tunca Nehri kenarına akın etti. Nehir suyu ile yüzlerini yıkayan Roman vatandaşlar, daha sonra ağaç dallarını kopararak eğlendi.

Kakava Şenlikleri nedeniyle gelen misafir, Tunca Köprüsü üzerinden nehre para attı. Köprünün ayakları üzerine düşen parayı almak isteyen genç bir Roman, arkadaşlarının yardımı ile iple nehre inerek parayı almayı başardı. Kakava Şenlikleri'nin baharın gelişini müjdelediği için kutlandığını söyleyen Romanlar, bir yılı iyi bir şekilde geride bıraktıklarını ve yeni yılın bolluk bereket içinde geçmesini dilediklerini belirtti.

Nehir suyu ile yüzlerini yıkamanın Allah'tan bereket dileme anlamına geldiğini ifade eden vatandaşlar, dalları kopartmalarının amacının da insanların muradının gerçekleşmesi olduğunu anlattı.

Bu arada, özel bir

televizyon kanalında yayınlanan Popstar Alaturka yarışma programının sunucusu ve Yapımcı Osman Tan Erkır, Roman kültürünü yakından görmek ve onları tanımak için Edirne'ye geldi. Sabah 05:30 sıralarında Tunca Nehri kenarına gelen Erkır'a Romanlar büyük ilgi gösterdi. Osman Tan Erkır, Romanların kültürümüzün bir parçası olduğunu belirterek onları yakından görmek için geldiğini söyledi. Erkır, temmuz döneminde Popstar Roman formatında bir yarışma programı düzenleyeceklerini de sözlerine ekledi. (Cihan Haber Ajansı) 06.05.2008 08:04 [1338897]



Tarih: 14:53, 6/5/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

bizede davetiye geldiii...


Tarih: 22:51, 1/5/2008 Kategori: edirne
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Kakava Şenliği


 Kakava Şenliği

İlk baharı karşılamak için yapılan eğlencelerden biri olan Kakava Şenlikleri ve Hıdırellez Kutlamaları her yıl Mayıs ayının 5. ve 6. günlerinde düzenlenmektedir.

Hıdırellez gününden 1 gün önce 5 Mayıs’ta genellikle Romanların oluşturduğu bir grubun katıldığı ve seyrine hemen hemen bütün Edirne’lilerin geldiği Kakava eğlencesi yapılır. Akşam aralarından birini Çeribaşı seçerler. Oyunlar oynanır, çeşitli eğlencelerle güzel bir gün geçirilir. Eğlence dönüşü her sokak başında eski hasır yakılır. Yörede bu ateş üzerinden 3 kez atlamak uğur sayılır. Akşam herkes dileklerini yazıp niyet çömleğine atar.

Ertesi gün bütün Türkiye’de kutlanan Hıdırellez çok ilginç bir şekilde de Edirne de de yapılır. O gün herkes sabahın erken saatlerinde kalkıp nehir kenarına giderler. Ellerinde su kaplarıyla yüzlerini yıkarlar. Genç kızlar gelinlik veya en yeni elbiselerini giyerek Sarayiçi’nde söğüt dallarıyla yürüyüş yaparlar. Bazıları şafak vaktinde günahlardan arınmak, zinde kalmak ve yılın bereketli, bolluk içinde geçmesi için nehrin sularında yüzerler. Koparılan söğüt dalları kapılara asılır. Akşamdan hazırlanan niyet çömleklerinin başlarına toplanıp maniler ve gerçekleşmesi dileğiyle niyetler söylenir.

Kaynak: http://www.cingene.org


                                                              Gün Doğarken

                               Baharı Bahar Kadar
                               Baharı Onlar Kadar
                               Şen
                               Karşılamaya gidiyoruz...

i

   

 

 



Tarih: 22:39, 1/5/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

NEREDE KALINIR ?

http://www.kervansarayhotel.net/index.htm


Konaklama
Edirne/

İlgili Kişi :
Adres1 :İki Kapılı Han Cad. No: 57 Edirne
Adres2 :
Posta Kodu :
Telefon :+90 284 212 61 19 - 225 21 95
Faks :+9 0 284 214 85 22
Elektronik Posta
edirne_kervansarayhotel@hotmail.com
Kervansaray Hotel

Edirne'de konforu, fiyat avantajini ve misafirperverligi bulabileceginiz Kervansaray Hoteli, 76 Odasi, 157 Yatak kapasitesi ile Edirne'nin en gozde otellerindendir. Tercihe gore suit odalari, zengin kahvalti monuleri, amerikan bar ve ferah lobileriyle Kervansaray Hoteli kaliteyi sevenler icin ideal bir tercihtir. Ve size hizmet etmek isteyen, 24 saat oda servisi veren, ilkesi her zaman musteri memnuniyeti olan Hotelimizde sizi konuk etmek bize onur size ise keyif verir... Oda ve Yatak Durumu : 76 Oda, 157 Yatak, 6 Suit , Oda Özellikleri : TV, Telefon, Sac kurutma makinesi , Özel Banyo , Duş ve tuvalet, Balkon, Merkezi Isıtma, Yiyecek ve İçecek : Kahvaltı Salonu (toplam kap: 100), Snack Bar, Kafeterya Servisler : 24 Saat Oda Servisi, Internet, Resepsiyonda Emanet Kasası, Açık Otopark, Çamaşır ve ütü servisi, Jeneratör, Aktivite Alanları : Bahçe, TV Odası, Bilardo, Aktiviteler : Yerleşim : Şehir Merkezinde, Erikli 130 km Ulaşım : Atatürk Havaalanı 230 km


Tarih: 19:39, 21/3/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Edirne’de inanç turizmi


Edirne’de, Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen turlarla çeşitli illerden gelen yerli turistler, tarihi camileri gezerek kent turizmine katkıda bulunuyorlar.


Selimiye Camisi din görevlisi Hüseyin Özpınar, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” diye nitelediği Selimiye Camisi’nin yılın her mevsimi ziyaretçilerin yoğun ilgisini çektiğini belirterek, bu ziyaretçi sayısının özellikle ramazan ayında iki katına ulaştığını söyledi.

Bu yıl da ramazan ayının gelmesiyle birlikte Edirne’ye çeşitli illerden turlar düzenlenmeye başladığını anlatan Özpınar, günde ortalama 1000, Kadir Gecesi’nde ise 10 bin kişinin ziyaret ettiği Selimiye Camisi’nin her yıl daha fazla kişi tarafından gezildiğini bildirdi.

Özpınar, “İstanbul, Bursa, Kütahya, Konya, Ankara ve Adapazarı’nın yanı sıra Bulgaristan ve Yunanistan’daki Batı Trakyalılar da özellikle Selimiye Camisi’ni gezmek ve burada ibadet etmek için Edirne’ye geliyor” dedi.

Özpınar, ziyaretçilere en iyi hizmeti verebilmek amacıyla ramazan ayı için caminin özenle temizlendiğini, 6 görevlinin de konuklara cami hakkında en doğru bilgileri verdiğini ve dini konularda yardımcı olduğunu belirtti.

Eski Camii din görevlisi Nurettin Bulut da 1403’de Sultan I. Süleyman tarafından yapımına başlanan ve Çelebi Sultan Mehmet zamanında 1414’te bitirilen caminin Edirne’de Osmanlılardan günümüze ulaşmış en eski anıtsal yapı olduğunu söyledi.

Selimiye Camisi’ni ziyaret edenlerin daha sonra Eski Camii’yi gezdiğini anlatan Bulut, ramazan ayı dolayısıyla günde gelen ziyaretçi sayısının 500’e ulaştığını bildirdi.

Osmanlı padişahlarından II. Ahmet ve II. Mustafa’ya bu camide “Kılıç Kuşanma” törenleri yapılması nedeniyle camide her Cuma günü kılıçla namaz kıldırıldığını anlatan Bulut, ayrıca Kabe’den getirildiği rivayet edilen ve mihrabın sağında bulunan Kabe Taşı’nın da camide merak edilenler arasında bulunduğunu söyledi.

Sadece bu özellikleri nedeniyle camiyi görmeye gelenlerin de olduğunu belirten Bulut, kendilerinin de caminin tüm özelliklerini en iyi şekilde öğrenerek ziyaretçilere anlattıklarını bildirdi.

Caminin, içinde bulunan yazılarıyla da ünlü olduğunu ifade eden Bulut, gelen kişilerin camiden fotoğraf çekerek anılarla ayrıldığını kaydetti.

Almanya’dan ramazan ayı dolayısıyla Türkiye’ye cami ziyaretine gelen Hasan Hazar, ailesiyle birlikte manevi bütünlüğü korumak amacıyla bu yıl ramazan ayında Türkiye’ye gelerek cami ziyareti yapmaya karar verdiklerini söyledi.

Türkiye’ye her geldiklerinde Selimiye Camisi başta olmak üzere diğer camileri de ziyaret ettiklerini ifade eden Hazar, “Edirne’nin ardından Konya’da Mevlana’nın türbesi ile Konya’daki camileri de gezeceğiz” dedi.


Tarih: 19:37, 21/3/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

NE YENİR?

Ne Yenir?
 

Edirne'ye özgü yiyeceklerin başında Edirne'nin meşhur tava ciğeri gelmektedir.Edirne'yi ziyaret edenler Edirne'nin tava ciğerini yemeden kentten ayrılmazlar.

Edirne'den Yemek Tarifleri

Ciğer Tava

Malzemeler :
Dana ciğeri,
buğday unu,
yağ,tuz,
kurutulmuş kırmızı biber.

Hazırlanışı :
Sinirleri alınan taze dana karaciğeri keskin bir bıçakla ince ince yaprak şeklinde kıyılıp, yıkanıp tuzlandıktan sonra kıyılan ciğerler una bulanıp bol ve kızgın yağda kızartılır.Tavadan alınan kızarmış ciğerler servise sunulur.Ciğer tavanın yanında mutlaka yazın güneşte kurutulup kırmızı hale gelen biberler kızgın yağda kızartılıp verilir.

Nerede yenir?

Et, köfte ve ciğer cenneti

REİS ET VE BALIK RESTAURANT Kuşkusuz Edirne'nin en iyi balık lokantası. Taze balık çeşitleri, leziz mezeler, salata, şarap ve kusursuz bir servis. Özellikle öğlenleri, Yunan turistler nedeniyle boş masa kalmıyor. Mutlaka uğrayın. Eski İstanbul Cad. No: 2, Edirne,
0284 214 50 85

GAZİ BABA MEYHANESİ Neşeli ortamı, sempatik servisi ve yemekleriyle 67'den beri tarzından hiçbir şey kaybetmemiş, gerçek bir meyhane. Duvarlarda müdavimlerin ve Gazi Baba'nın fotoğraflarıyla, onun için yazılmış bir şiir var. Et de balık da var ama soğumasın diye az az getirilen etleriyle meşhur. Tavuk Kapı Cad. No: 2, Edirne,
0284 225 19 23

ÇİÇEK TAVA CİĞER SALONU Sağır sultanın bile duyduğu Edirne'nin ünlü ciğeri... Tavada yaprak ciğerin bu kadar lezzetlisini denememiştim. Tam bir uzmanlık alanı, isteseniz de başka yiyecek yok... Tahmis Çarşısı, Bakırcı Mehmet İş Hanı, No: 7, Edirne, 0284 225 20 80

MURAT'IN YERİ Son derece başarılı bir et ve balık lokantası. İstanbul'dan gelen ünlülerin uğrak yeri. Küçük, salaş, tertemiz ve samimi. Sahibi Murat Bey'in sohbeti de cabası... Karağaç Tren Garı karşısı, 0284 212 34 03

MELEK ANNE MANTI EVİ Eski bir Edirne evinde, mantı, çiğ börek, gözleme, katmer ve yöresel ev yemekleri. Sahibi Serap Hanım, sizleri özenle ağırlayacaktır. Maarif Cad. No: 18, Edirne, 0384 213 32 63

AĞA KÖŞKÜ LOKANTALARI Et ve balık ürünleriyle ünlü, köklü iki restoran. Sarayiçi Ağa Köşkü I (Nisan'da açılacak, ağaçlar içinde, Kırkpınar Er Meydanı'na çok yakın, 0284 213 76 59), Ağa Köşkü II, Meriç Nehri'ne yakın, kış ve yaz açık, piyanist şantör eşliğinde 20.00'den 02.00'ye kadar müzik var. Karaağaç Yolu, iki köprü arası, Edirne, 0284 213 82 82

LALEZAR RESTAURANT Karaağaç yolu üzerindeki, içkili et ve balık restoranlarının en iyilerinden. Zengin bir meze mönüsü var. Karaağaç Yolu üzeri, Edirne, 0284 213 06 00

VİLLA RESTAURANT Yine Karaağaç yolu üzerindeki popüler et ve balık restoranlarından. Edirne, 0284 225 40 77

MEŞHUR KÖFTECİ SERHAT Taze salata, piyaz ve leziz köfteler. Kentin birçok yerinde şubeleri var. Saraçlar Cad. No: 3, Edirne, 0284 212 19 59

PARK RESTAURANT Kentin en iyi kebapçısı. Çorba, pide, lahmacun, kebap çeşitleri, sıcak lavaş ekmek ve taptaze salata. Servis kusursuz ve fiyatlar uygun. Maarif Cad. No: 9, Edirne, 0284 225 56 57

BALKAN PİLİÇ LOKANTASI Kentin tam merkezinde, kızarmış, haşlama piliç, ezo gelin çorba ve sulu yemek çeşitleri... Saraçlar Cad. No: 14, Edirne, 0284 225 21 55

AYDIN TAVA CİĞER SALONU Kaliteli tava ciğerin adresi. Tahmis Çarşısı No: 12, Edirne, 0284 214 10 46

ŞANLIURFA KEBAPÇISI Her türlü kebap çeşidi, döner ve pide. Ayrıca, canlı bir Saraçlar Caddesi manzarası. Saraçlar Cad. No: 33, Edirne, 0284 225 15 79

VOLKAN ET LOKANTASI Edirne civarını gezerken, Kırcasalih'te kaliteli bir et lokantası olduğunu bilmenizde yarar var. Edirne, Kırcasalih, 0284 594 11 08

İBRİCE BALIKÇISI Bir dalış merkezi olan İbrice Limanı'nda hoş ortamı olan, manzaralı bir balık lokantası. Keşan'a 32 kilometre mesafede, Saros Körfezi'nde. Mecidiye, Keşan, 0284 783 42 83

KÖFTECİ NİYAZİ Uzunköprü'ye uğramanın iki nedeni olabilir; Uzunköprü'den geçmek ve Niyazi'nin köftesinden yemek. Yer bulursanız oturabilirsiniz. Tombul köfteler soğumasın diye üçer üçer gelir. Cacığı da meşhur. Muradiye Mah. Hayrabolu Cad. No: 102, Uzunköprü, Edirne,
0284 513 27 06

KAFE, KAHVEHANE & BAR

FAZLI'NIN KAHVESİ Karaağaç'ın ruhunu hissetmek, buraya uğrayıp Fazlı'yı tanımaktan, yazın bu tarihi kaldırımda, kışınsa muhteşem ısıtan kömür sobasının başında onunla sohbet etmekten geçiyor. Çay, kahve, tost, gözleme ailenin kadınları ve aile dostları hemşireler tarafından servis ediliyor. Burada gece uzun... Lozan Cad. No: 36, eski Karaağaç Tren Garı karşısı, 0284 213 54 88

LONDON CAFE  Edirne'de bir benzerine rastlamadığım, bir kent kafesi. Gençlik burada. Saraçlar Caddesi'nde yürürken soluklanmak için geleneksel bir mekán. Kafedeki her şey satılık. Kafes hariç, çünkü o, kaçan papağanlarının ve geri döner diye saklıyorlar. Saraçlar Cad. No: 46, Edirne, 0284 213 80 52

ENGLISH PUB Edirne'nin kaliteli gece mekánı, her gece açık. Çoğu zaman canlı müzik var. Maarif Cad., Efe Otel'in altı. Edirne, 0284 213 61 66

 


Tarih: 19:34, 21/3/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

NE ALINIR?


Edirne�de Tarihi Alipaşa kapalı çarşısının otantik ortamında alış-veriş yapabilirsiniz. Özellikle Edirne �ye özgü ürünlerin satıldığı Selimiye arastasında Edirne�nin meşhur Deva-i Misk tatlısını , peynir şekerini , misk sabununu; Arasta çarşısındaki sahaflardan ise her türlü kitap ihtiyacınızı ve Edirne�nin en işlek caddesi olan Saraçlar caddesinde Edirne�ye özgü bir ürün olan badem ezmesini ve El Sanatları Mağazasından Edirne�ye özgü el sanatları ürünlerinden satın alabilirsiniz.

 


Tarih: 19:33, 21/3/2008 Kategori: edirne
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY